|
|
|
Hieroapolis Uygarlığı ve Denizli |
|
|
Tarihte, Ege dünyasını doğu ile birleştiren yol
boyunca pek çok yerleşim merkezleri kurulmuştu. Bunlardan üçü Denizli
civarında yer alan Laodikya, Colossae ve Hierapolis şehirleriydi.
Oldukça canlı ekonomik ve kültürel faaliyetlere sahne olan bu
şehirlerde yüksek kalitede yün üretilip ihraç edilmekteydi.
İlk bilgilerini ünlü tarihçi Herodot'dan öğrendiğimiz Hierapolis' in
Bergama kıralı 2.Eumoros tarafından kurulduğu (M.Ö. 3. yüzyıl)
kanısında bütün tarihçiler birleşiyor. Bu kuruluş sırasında şehre
Bergama'nın efsanevi kurucusu Telephos'un karısına ithafen "Hiera"
denildiği kabul ediliyor. Ancak bazı kaynaklar "Hiera" sözcüğünün
"kutlu/kutsal" anlamına geldiği, buna dayanarak ve geçmişten gelen
önemli dinsel aktivitesinden dolayı buraya "kutsal şehir" anlamında
"Hierapolis" denildiğini belirtirler. Hierapolis en parlak dönemleri
2. ve 3. yüzyılda yaşamıştır. Bu dönemde büyük ölçüde geliştiğini,
maden ve taş sanatının ilerlediğini, halı, kumaş gibi yün maddeleri ve
çiçekleriyle ün yaptığını biliyoruz. Kent ayrıca zengin ve nadide
mermer yataklarına da sahipti. |
|
 |
|
|
 |
|
Kalıntıları bir açıkhava müzesi olan Hierapolis' de
bulunan anıtsal eserlerin pek çoğu bu döneme aittir. Çeşitli
kaynaklar, kentin çok sayıda tapınakla süslendiğini ve adeta bir
tapınaklar şehri olduğunu yazıyor.
Parlak dönem, Bizans çağında ve özellikle büyük Konstantin döneminde
de devam etmiş, ancak bu arada kentin sosyal ve dini yaşamında önemli
bir değişiklik olmuştur. O sıralarda nüfusun büyük bir bölümü yahudi
olmasına rağmen hristiyanlık burada da kabul görmüş ve Hierapolis
Psikoposluk merkezi haline dönmüştür. Hz. İsa'nın havarilerinden St
Philip'in M.S. 80 yılında burada öldürülmüş olduğuna inanılmaktadır.
Yaklaşık 40 bin nüfusu olan şehirde 6. Yüzyılda başlayan göç 12.
Yüzyıla kadar devam etmiş, 12 Yüzyılda kent tamamen terkedilmiştir.
Haçlı seferleri sırasında bölge Türklerle Bizanslılar arasında el
değiştirmiş, daha sonra Seçuklu beylerinin ve nihayet Osmanlı
Türklerinin eline geçmiştir.
|
|
|
Tarih boyunca birçok uygarlığa beşik olan Hierapolis günümüzde,
kireçli termal suların oluşturduğu traverten taraçlardan dolayı
Pamukkale olarak bilinmekte, yerli ve yabancı binlerce turistin
akınına uğramaktadır.
Büyük bir tarihsel miras üzerinde kurulu bulunan
Denizli'nin günümüz Türkiye'sinde çok canlı, dinamik sanayi ve ticaret
merkezlerinden biri olma gibi önemli bir özelliği daha vardır.
Denizli'nin girişimci, atak, eğitimli insanlarının çabalarıyla
kuşaktan kuşağa genişleyerek aktarılan bu özellik, bu gün artık kendi
sınırlarını çoktan aşmış durumdadır. Denizli yöresinde üretilen
ürünler yurtiçi olduğu gibi, yurtdışı pazarlarda da büyük bir
başarıyla pazarlanmaktadır ve ERİKOĞLU EMAYE geçmişin güçlü miraslarından
aldığı ivmeyle yeni uygarlık düzeylerinin yaratılması aşamasında
katkısını hep yüksek tutacaktır. |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|